31 Aralık 2013 Salı

Montale Chocolate Greedy






Çıkış Yılı: Bilinmiyor
Tasarım: Belirsiz (Bence Willy Wonka)

Üst nota: Yok
Orta nota: Yok
Dip nota: Yok

Montale markası, Pierre Montale adında Fransız bir parfümör tarafından yaratıldığı iddia edilen, asıl süksesini oud kokularını muhtelif varyasyonlarla ticari formata sürmesi, her ne kadar çoğu birbirine benzese de ( X Aoud, Aoud Y vs.) bol koku çeşitliliğine ve çok üstün kalıcılık/farkedilirlik performanslarına borçlu garip bir firma. Başarılı bulunan Aoud Leather ve Red Vetyver kokuları için de kabaca esinlenme diyebiliriz. (Tuscan Leather, Terre d'Hermes)

Ben firmanın sadece Red Vetyver kokusunu kullanıyorum, o da Terre'in karabiber yoğun ve daha güçlü hali olduğundan kelli.

Chocolate Greedy'ye gelirsek, ismi bile İngilizce bilenlerin bir kulağını tırmalıyor. Kokumuz ise tekdüze bir şekilde kakao+vanilya.

Parfümdeki bu koku tam bir endüstriyel aroma. Yani ne bileyim, 4-5 liralık duş  jelinde, kokulu mumlarda, araba kokularında, hatta kakaolu dondurma soslarında kullanılabilir ancak ben parfümlerle içli dışlı insanların bunu kullanabileceğini pek sanmıyorum. Tamamen yapay, adeta bitmiş bir sanayi ürünü ve tekdüze. Demeter firmasının yaptığı konsept kokular gibi. Dolayısıyla bu parfümün maliyetinin de aşırı düşük olduğuna inanıyorum. Şahsi bir parfüm kullanımı olmak için de bir hayli boğucu.

Ama şöyle diyeyim, konsept bir kahve veya pastane için ortam kokulandırması adına mükemmel olur.


Kokusu baştan sona bu:
Ve hatta bu:





Yani kim SAATLERCE böyle kokmak ister bilmiyorum. (aşırı kalıcı ve farkedilir) Kullanacaksanız da muhakkak soğuk kış günleri ve açık alan tavsiye ediyorum.




Pierre Montale adlı bir parfümörün varlığına, bu kadar kısa süre içersinde bu kadar çok parfüm çıkarabilmesine, ve son olarak Fransız bir parfümörün böyle bir koku yapacağına inanıyorsanız yapacak bir şey yok. Hatta Pierre Mancera diye bir kirvesi de var ;)

Koku: 4 Kalıcılık: 9 Farkedilirlik: 9 Genele Hitap: 5

11 Aralık 2013 Çarşamba

Givenchy Pi





Çıkış Yılı: 1998

Üst nota: Mandalina, Biberiye, Tarhun
Orta Nota: Portakal çiçeği, Sardunya, Anason
Dip Nota: Tonka, Vanilya, Benzoin, Badem

Tasarım: Alberto Morillas

Pi 15. yılını dolduran eskilerden bir hit. Aslında çıktığı yıllara baktığımızda trendin bomba maskülenlerden FİREŞLİ kokulara kaymaya başladığı dönemlerde Morillas gibi bir garanticiden cesur bir çıkış olduğunu görüyoruz. Belki de direk Le Male'e rakip olarak çıkartıldı.

Kokunun brieflerinde kadın parfümü olarak tasarlandığı, daha sonra denemelerde ise erkek deneklerin daha çok beğendiği de kuvvetle muhtemel. Tatlılık açısından tam bir unisex, bir çok kadının da severek kullandığını biliyorum. Belki bu tatlılığı nedeniyle ciddiyetsiz olarak bakılıp parfümseverler ancak gece gezmeleri veyahut belli bir yaşa kadar kullanabilir. Ancak ortalığı saran 1 Million vs. den kesinlikle daha iyi ve zengin bir parfüm olduğunu düşünüyorum.

Üst ve orta notalarda belirtilen aromaları hızlıca geçmek zorundayız çünkü Pi aslında biraz mandalina ve tarhundan sonra çok çabuk bir şekilde tatlı yüzünü gösteriyor ve asıl hali, yani bir Tonka-Vanilya-Benzoin parfümü olduğu ortaya çıkıyor. Aslında 2000lerin başında bu kokuyu kullandığımdan kalan anım, çok daha güçlü kuvvetli bir tatlı olduğu şeklindeydi ancak bu aralar aldığım şişesinde bu kuvvet nispeten az, maliyet azaltma durumlarına kurban gitmişe benziyor ancak bence iyi de olmuş.  Zira gerçekten çoook bayık kokuyordu. Gene de dikkat edin fazla sıkmayın, bayma ihtimali her zaman mevcut. Asla bir iş ortamı veyahut resmi giyim ortamına tavsiye etmiyorum. 35ine yaklaştıkça erkeklerin artık böyle kokmak istememesini de anlayabiliyorum.

Vanilyalı parfümlerin çok seçkin örneklerini deneyenler/kullananlar, tatlı parfümlerle arası pek olmayanlar Pi'yi direk es geçebilir, ne vaadettiği çok belli çünkü. Ancak pek çok niş marka-modelin de Pi'nin temel yapıtaşlarının üzerine inşaat çıktığını söyleyebilirim.

Kışın tatlı koku isteyen gençler, gece açık mekan kullanımı ve rahat giyim için isteyenler 1 Million, 212 VIP vb türevleri yerine Rochas ve Pi gibi retro klasiklere yönelebilir.Yani kokusunu da severseniz, bir 30 ml alın kışı geçirin ;) Dip toplamda designer camiasında Body Kouros ile birlikte alanında sevdiğim parfümlerden.

Koku: 7,5 Kalıcılık: 8 Farkedilirlik: 7 Genele Hitap: 8 (Bence kadınlar da rahatça kullanabilir bunu)




6 Kasım 2013 Çarşamba

Annick Goutal Nuit Étoilée


 


Çıkış Yılı: 2012
Tasarım: Isabelle Doyen

Üst nota: Limon, Portakal, Nane
Orta nota: Sibirya çamı, Köknar reçinesi
Dip nota:Ölmez otu (immortelle), Melek otu, Tonka

Annick Goutal, niş pazarda nispeten uygun fiyatlı ve işine saygı duyan, kendine has kokuları olan bir marka. Erkekler için özellikle Hadrien ve Eau du Sud isimli parfümleri çok tutulur.

İnceleyeceğim parfüm Nuit Etoilée'nin ismi, V.Van Gogh'un aynı adlı tablosundan esinlenilmiş


Yıldızlı Gece

Firma kokunun pazarlamasını "vahşi doğada geceleyin yapılan bir gezinti,  ayağınızın altında çam kozalaklarının kırılıp otların hışırdaması, yerdeki ağaç dallarını kırıp reçine kokularını derin derin içe çekmek, ay ışığı altında yere uzanıp dünyada tamamen yalnızmışcasına yatmak" şeklinde yapmış, bakalım.

Öncelikle bu tip bir iddiada bulunmak için ciddi bir çam ve reçine aroması kullanılması gerektiğini düşünüyorum, bu da parfümü maskülen ağırlıklı bir odunsu parfüme dönüştürebilir. Halbuki koku tamamen unisex.

Üst notalarındaki narenciye ve nane aromalarını ben gayet başarılı buldum. Artık iyice yayılmaya başlayan tuvalet ve yaş zemin ferahlığı limon kullanımı yerine burnu hiç gıcık etmeyen tertemiz bir kullanım var. Normalde parfümde nane kullanımını da pek sevmem, ipin ucu biraz kaçınca olay diş macununa döner çünkü.

Nuit Etoilée'deki nane kullanımı üst notalarda olmasına ve uçucu bir aroma olmasına rağmen parfümün son anlarına kadar kendini hissettiriyor, hafifçe bir nane hep orda.

Bir yarım saat geçip orta notaları, yani asıl iddia olan çam-reçine tarafı ortaya çıkmaya başladığında parfümün bana verdiği his direk şu, hani böyle kar yağmıştır ve soğuğu acayip kırmıştır, gece kartopu oynamaya çıktığınızda sakin, bıçak gibi kesmeyen bir serinlik vardır.Hatta görsel olarak hissiyat da şu;




                                                                            ya da şu;




                                                                          ve son olarak





Şimdi parfümde ciddi çam-reçine sevenler burdaki kullanıma yüksek ihtimal "bu mudur?" diye burun bükecektir. Ancak Annick Goutal parfümleri ağırlıkla böyle, naifler. Yani o kadar dediğinden bu kadar çıkıyor.

Diplerindeki nebatati koku olarak fazla tanımıyorum, ancak domatesin bitkisiyle birleştiği yerdeki yeşil tarafında bir koku vardır, ona benzer bir halleri var.

Biraz marketingini yemiş olabilirim ancak gerçekten fotolardaki hissiyatı bana verdi. Serin bir gece. Havanın ne sıcak ne soğuk olduğu günlerde gayet beğenerek kullanıyorum







Ha bu arada Annick Goutal şişe tasarımını değiştirdi.




Koku: 8 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik: 7 Genele Hitap: 8

23 Eylül 2013 Pazartesi

Yeni bir parfüm sezonu

2013'te ve son aylarda parfüm dünyasında neler oldu, ülkemizde parfüm mağazalarına neler geldi neler gitti, aklıma gelen başlıklarla bir özet geçelim, keyifli ve kolay okunur bir yazı olsun.

Başta şöyle gireyim, designer parfümcülük çöküşe devam ediyor. Bu sene sadece Givenchy Gentlemen Only ve Fan di Fendi (adı inanılmaz saçma) ilgimi çeken designerlardan oldu.








Armani, Eau de Nuit isimli parfümüyle kakao-iris (Dior Homme/Intense) vagonuna atlamaya çalışmış ancak taklitçi bir hamle olduğundan prim vermedim.





Amouage, Interlude ve Fate adlı yeni kokularını çıkardı. Interlude çok yoğun tütsü kokuyor, kullanacağım bir parfüm değil.


Bond no.9 bol çeşit, vasat koku, pahalı fiyata devam. Çıkan parfümün ismi HTTP://WWW.BONDNO9.COM.
Yani bu ne lümpenlik ya.

Bulgari, Man versiyonunu "extreme" ismiyle güçlendirdi, ancak bu güçlendirme sadece isimde kalmış. Yorumum: eh.

Burberry, Brit modeline, "Rhyth
m"isimli bir güncelleme çıkardı, ancak tamamen ne idüğü belirsiz buldum. Brit'e devam.

By Kilian kan kaybetmeye devam ediyor. Kara sanatlar ve Arap Geceleri serisinin başarısından sonra, Asya Masalları tam bir hayal kırıklığı oldu.  Bahçe serisini de sadece vasatın biraz üstü görüyorum.


 Bir Aventus klonuna daha kavuştuk: Martina Micallef Royal Vintage.







Christian Dior, Dior Homme Cologne'u yeniledi. İrisi artık unutun, tamamen sabun&beyaz misk kokuyor, ve kuvvetli. Dior bu seriye koku çıkardıkça Jude Law'a yarıyor bu iş.




Ermenegildo Zegna, "ben de lüks markayım yahu" deyip özel bir parfüm serisi çıkardı. Italian Bergamot, Sicilian Mandarin vs isimlerdeki ve Creed fiyatlarındaki bu serideki kokular hoş, ancak hemen hemen aynı işi üçte bir bedele yapan Acqua di Parmalar varken lüzumsuz buldum. Sadece Paçuli ve öd kokuları denemeye değer.




JPG'nin efsane parfümü le Male'in merakla beklenen güncellemesi, le Beau Male, bende büyük hayal kırıklığı oldu. Kürkçüyan sanırım bu ikonik geri dönüş fırsatını sallamadı. Çok büyük bir fırsatın kaçtığını düşünüyorum JPG adına. 


MFK, yeni parfümü Aqua Vitae'yi sundu. Henüz hakkında çok iyi yazılar yok ancak bir ay içersinde deneme fırsatım olacak, umarım süperdir. Ayrıca yeni olarak bir Oud serisi çıkarttı, ancak efsane pahalı.Sanırım en çok Cashmere Mood sevildi.



Paco Rabanne 1 Million, sanki çok hafifmiş gibi bir de Intense'ini çıkarttı. Merak edip denemedim bile.

 

Tom Ford Private serisi de Kilian'a özenip Asya serisi çıkardı. Shanghai Lily, Plum Japonais, Fleur de Chine ve Rive d'Ambre isimli kokuları, tabi ki kötü değil ancak Asya piyasasına yönelik lüks olarak çıkarıldıkları besbelli. Uzakdoğu kültüründe çok hafif kokular makbul.




Versace Eros. Böh. Tamam 1 Million tuttu, para kazandı ve artık inişe geçti. Peki sizin maksadınız ne?





Bu sene internet satışlarına baktığımızda ise Mizu, Misspera ve Bellamola'nın iyice yıldızı parladı, özellikle ofis çalışanlarının parfüm alışverişlerinde neredeyse geleneksel mağazacılığı bitirme noktasına geldiler.

Yerel mağazalarımızda en çok çeşidi gene Sevil Parfümeri'de gördük. Ara ara yaptığı "ikincisi %40 indirimli" kampanyasıyla bazen avantajlı hale geldi.

Harvey Nichols, Mancera, Montale ve Carner Barcelona markalarını yurt dışına göre makul fiyatlarda satmaya devam ediyor. Sanırım Penhaligon's ve L'Artisanlarda da bir makulleştirmeye gidecekler.

La Deesse'den ise artık daha fazla çeşit bekliyorum. Histoires des Parfum atağı güzeldi.


31 Temmuz 2013 Çarşamba

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Amouage Dosyası





Umman Sultanlığı'ndan 1983 yılında çıkma, kokularıyla ve konumuyla saygın bir duruşu olan Amouage markasını inceleyelim.

Hacdan umreden gelenlerin getirdiği, veya cami önlerinde minik tüplerde satılan yağlardan gelen gelenekle ülkemizde nice baharatlı parfümler HACI YAĞI BU! diye damgalanagelmiştir.

Kalitesiz örneklere maruz kalmış kişilerce, veya düpedüz gafil habislikten,  ağızdan kulağa yayılan ve sonunda memleketimizde kültleşmiş ağır/baharatlı/tatlı parfüm = hacı yağı konseptine karşılık Arap ellerinden gelen bu parfüm markası, sanatıyla, ilmiyle, hem nefsani hem cismani tatminlerle bir bayrak direği gibi dikiliyor. Yani dik duruyor ama diklenmiyor.





Amouage'ın takip edebildiğim kadarıyla üç farklı serisi var. Klasik şişesindeki kokuları, Opus serisi ve Attar serisi. Teker teker inceleyebilmek için epey fazla sayıda ve haylice pahalılar. Dolayısıyla genel bir bakış atacağım ve severek kullandıklarımdan bahsedeceğim.

Klasik şişelerindekilerden popüler olanları (kadınlı erkekli) 25. yıl anısına çıkartılan Jubilation XXV, Lyric, Epic, Memoir, Interlude, Dia, Reflection, Honour, Gold ve Ciel. Genel beğeniye hitap eden bol bol modeli olmasıyla aslında markaya Fransız tarzına bulanmış Arap diyebiliriz. Baharattan tütsüden ödün vermiyor ancak hepten de çöller vahalar değil.

Hele son zamanlarda iyiden Avrupai oldu.



 Genel performans olarak da hemen hepsinin oldukça kalıcı ve farkedilir olduğunu söyleyebilirim.


Şişe tasarımında değişikliği gitmeden önce cami kubbesi gibi şişeleri vardı, ancak bunlar daha güzel.
Soldaki kadın, sağdaki erkek olmak üzere, klasik şişe olarak tabir ettiğim seriden Amouage Lyric.




Ben bu seriden elde bir tek Jubilation'ı tuttum. Dia, Reflection, Ciel ve Epic de kullandıklarımdan.


Jubilation XXV, tatlımsı baharatlı kış kokularında bence bir kral, bir şeyh. Üst notalarındaki kırmızı meyveler, devamında gelen mürrüsafi olsun tütsü olsun, frankincense olsun gerçekten çok şahane bir arkadaş. Herkese tavsiye ederim ancak kışın deneyin, yazın öper. Tam bir parfüm gibi parfüm. Hele bir de kokuyu beğenirseniz, son kuruşa kadar hak eden cinsten. Hatta son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim, bence serinin en iyisi.

Tatlı-baharatlı kokularda Bertrand Duchafour'un haklı bir şöhreti var ve Jubilation XXV bu şöhret köprüsündeki en büyük basamaklardan.


Jubilation XXV: Bal ne ki, şeker ne ki



Kullandıklarımdan minik özetlerle ilerlemeye devam etmeden önce muhtelif Amouage manzaraları alalım.

Masraftan kaçınılmamış


    





 ORTADA EMEK VAR!












ORTADA EMEK VAR!







Parfümlerin özetinden devam edersek önceliği kullanıp bıraktıklarımdan Dia, Reflection ve Ciel'e vermek istiyorum. Tabi ki hepsi erkek versiyonları.

Dia, MPG Iris Bleu Gris gibi belki, irisin topraksı yanına vurgu yapıyor, ancak yumuşak pudramsı notaları da hiç bırakmayarak erkeksi özelliğini yitirmeden kaşmir kumaş gibi sarıyor. Günlük ofis  kullanımına çok uygun, iris notasını Dior Homme yorumuyla tatlılı kadınsılı yaşamak istemiyorum diyenlere birebir.




Reflection, bunu da başlarda çok çok çok sevmiştim ancak sevgim zaman içersinde birer birer çokları kaybederek sadece "eh, hoş" diyebileceğim bir seviyeye düştü. Zira kokusu oldukça mainstream ve hatta hatta JPG le Male'e deli gibi benzetiyorum. O yüzden güzel ancak sıkıcı olmaya aday olduğunu düşünüyorum.




Ciel,  bence markanın genel beğeniye en hitap eden, en etliye sütlüye dokunmayan parfümü. Ancak sırf etliye sütlüye dokunmamak için 300 USD vermek sıkıntı yaratabilir. Bahar yaz aylarında fıs fıs sıkılıp gezilebilecek, floral Cool Waterımsı aromatik fujer yapıda olan bu parfüm de beğenilenler arasında ancak peşinden  koşulmaya değecek bir koku değil.





Epic, bu koku da yeşil dedelerden, ama hoş bir parfüm, 35-40 yaş civarı şık giyime cuk oturur. Hatta aşırı olmuş Azzaro pour Homme bu. 




Interlude, Gold, Honour ve Memoir hakkında geniş fikirlerim yok ancak deneyip çok da beğenmediğimi söyleyebilirim.



Opus serisi hakkında fazla bilgim yok, fiyatları klasik serisinden biraz daha pahalı ve bunlar da gittikçe gidiyor, en son yedincisi çıktı sanırım.   



Özet geçebileceğim kadarıyla, Opus II ve Opus IV'ü beğenmiş, III'ü beğenmiş ama kadınsı bulmuş birisiyim. 
Normal seriden de pahalı olmaları nedeniyle, birileri beğendiği için alınacak parfümler değil zaten keh.














Gelelim asıl bomba Attar serisine. Attar zaten kelime anlamı olarak yağlı parfüm karışımı gibi bir şey olduğu için, Amouage'a özgü bir özel isim değil. Şimdi bunlar da özel damlatmalı şişelerde 12 ve 30 ml olarak satılıyor, ülkemizde yok ve hayli hayli pahalı.




Oldukça fazla çeşidi var ancak ben bu seriden öne çıkan, Tribute, Asrar ve Homage'ı denedim, çok ciddi çok acayip kokular. Hiç birini tarif edemem. Birini koklarsanız parfüm algınız tamamen değişir ve CK Davidoff Armani vs markalara hımpfs hımpfs diye güler geçersiniz. Genellikle yasemin, gül, frankincense ve oud notalarına çok ağırlık verip inanılmaz doğal ve güzel kokular yapılmış. Çok özeller. Tek bir damlasının bile nasıl canavar gibi kokutuğunu belirtmeye gerek yok tabi.







Yazımızın sonuna gelirken aklımda olan ama unuttuğum bir konu varsa affolmasın, hatırladıkça eklerim. Sonuçta epey yazdımsa da mevzu Amouage ise her an yeni birşeyler eklenebilir.

Niş ve Ortadoğu parfümcülüğüne giriş mahiyetinde, her parfümsevere, bulabildiği her modelini denemesini tavsiye ederim.





Bol baharatlı ve tütsülü günler dilerim (Ama kışın)


17 Haziran 2013 Pazartesi

Vetiver Dosyası

Orijini Hindistan olan ilginç bir bitki vetiver.

Chrysopogon zizanioides ismiyle biyolojik sınıflandırması olan bu nebat, parfümseverleri çok ilgilendiriyor, zira parfümlerde senelerdir muhtelif türleriyle pek çok şekilde kullanılmış, ve alt klasmanlara ayrılmış bir mevzu.




Toprak üstündeki yeşil hali bu şekilde

Toprak altına da 4 metreye kadar inebilen, hasat edilmiş kökleri bu şekilde. Bu derin kök yapısı nedeniyle erozyon kontrolünde de kullanılıyor. Deva gibi bir bitki.







Ancak bizi daha çok ilgilendiren hali bu. Yani vetiver yağı. Yüzden fazla farklı saptanmış aromatik bileşikten oluşan bu yağ, gerek bağlayıcı, gerek de başrolde olmak üzere pek çok parfümde kullanılıyor.



Vetiverin bende yarattığı koku algısı aslen hafif toprakla karışık taze kesilmiş çimen kokusu ve temizlik hissi.  Bir parfümden beklenen "çekicilik" mevzusunu tam olarak karşılamayabilir ancak temizlik ve özgüveni vermesi önemli.
 

Benim bu döneme kadar kullandığım vetiverli kokuları kendimce sınıflandırmak istiyorum.

Narenciyeli vetiver

Özellikle toplumca alışkın olduğumuz limon kolonyası rayihalarını içeren, dolayısıyla deneyenlerin ilk etapta kolayca burun bükebileceği bir parfüm grubu. Bence ana örnekleri Guerlain Vetiver, bunun daha yumuşağı Tom Ford Grey Vetiver.

Çiçekli vetiver

Aslında narenciyeliden ayırmak biraz zorlama olacak ancak, direktöman keskin limoni havadan biraz daha çiçeksi notalarla sıyrılan Paul Smith Story, CdG Vettiveru, Dior Vetiver, Armani Prive Vetyver Babylon, Diptyque Vetyverio örnek verilebilir.

Sabunsu vetiver

Ferah ve temiz hissi çok daha ön planda olan, kuvvetli citrus öğeleri üzerinde durmayan Creed Original Vetiver, Mugler Cologne  ve Prada Infusion de Vetiver.

İsli vetiver

Vetiverin kök tarafını daha fazla gösteren, odunsu aromaların kuvvetli olduğu bu kokularda da Chanel Sycomore, Lalique Encre Noire, Etro Vetiver, MPG Route de Vetiver, FM Vetiver Extraordinaire başarılı örneklerden



Bu üç gruba bir türlü sokamadığım ama, denizi içinden fışkırmış vetiver kökleri gibi hem ferah hem tuzlu çok farklı kokan bir parfüm olan TDC Sel de Vetiver, değişmez favorilerim arasında.

Tam olarak başrolde değil ama sağlam vetiver temaları içeren ve beğendiğim kokular da Terre d'Hermes, bunun neredeyse çok benzeri olan Montale Red Vetyver, temayı biraz daha hafifleten  Guerlain L'eau Boisee de severek kullandıklarımdan.

Gene bu grupta CdG 2MAN ve Artisan Timbuktu'yu da unutmamak lazım.

Yılın her vaktinde vetiverli parfümleri kullanmayı çok seven bendeniz, bu konuda en büyük favorilerim olarak an itibariyle kullandıklarımdan beğeni sıram

Chanel Sycomore
TDC Sel de Vetiver
Dior Vetiver
Cdg Vettiveru
Montale Red Vetyver
Tom Ford Grey Vetiver
Guerlain L'eau Boisee
Diptyque Vetyverio

şeklinde.

Bol vetiverli, fireşli günler dilerim.










 

5 Haziran 2013 Çarşamba

Duygulandıran kokular



Çıkış yılı: 2013

Üst nota: Jalapeno
Orta nota: Habanero
Dip nota: Serrano

Kentli yaşam tarzına uygun, unisex, her yaştan insanın kullanabileceği bir koku.

Unisex yapısıyla özellikle öne çıkıyor.



 Lansmanı geçtiğimiz hafta içerisinde başta Taksim olmak üzere tüm yurtta yapıldı.

Kokuyu ilk aldığımızda, Terre d'Hermes'te olduğu gibi -hangi doğal malzemelerle yapılmış bilemiyorum ancak gerçekten hissiyatı veriyor-bir barut akoru ile karşılaşıyoruz.

Üst notaları cidden duygulandırıyor. Doğallık hissiyatı sanırım organikliğinden kaynaklanıyor. Tamamen organik notalar kullanılmış.

Orta notalarda özellikle Meksika mutfağından bir festival adeta. Ancak buna gölge düşüren, nerden geldiğini tam anlayamadığım hafiften sirkeyi andıran bir rayiha geliyor.

Sıktıkça sıkası geliyor insanın ve ferahlatıcı etkisiyle özellikle yaz kullanımı için öne çıkıyor.


Dip notalarındaki harmoni ve kalite kesinlikle göz yaşartan cinsten.
Farklı şişe ve ebatlarda piyasada bulabilirsiniz.



Duş jeli ve eau de cologne serisi de, kullanım kalitesini arttırıyor. Ferahlık hissini arayanlar deneyebilir.




Koku: 10 Kalıcılık: 10 Farkedilirlik: 10 Genele hitap: 10

Gerçekten bir harika