28 Ekim 2014 Salı

Chanel Sycomore

Çıkış Yılı: 2008
Tasarım: Jacques Polge & Christopher Sheldrake

Nota özeti: Tatlı vetiver


Zaten lüks bir marka olan Chanel'in daha da üst segment olan Les Exclusifs serisi parfümlerinin amiral gemilerinden olan Sycomore ile karşı karşıyayız.

Chanel Les Exlusifs serisi

Yorumlayacağım Sycomore, aslında 1930 yılı çıkışlı bir Chanel klasiğinin Les Exclusifs serisi altında bir 2008 yorumu. Eskisi nasıl kokar, nedir malesef bir fikrim yok, ancak elimizdeki de harika bir parfüm olduğundan kaybettiğimiz çok fazla bir şey yok diye düşünüyorum.


Sycomore, aslında genel hatlarıyla bir vetiver parfümü. Vetiver aromasının nasıl değişik alanlarda kullanıldığını daha önceki Vetiver Dosyası yazımda incelemiştim. Sycomore ise tam nevi şahsına münhasır, tatlı vetiver diyebileceğimiz bir gri alanda.

                                              


Vetiverin kendine has kokusunu her daim hissettirmekle beraber, Sycomore'u farklı yapan, kavrulmuş fındık/fındık kabuğu kokusunu ve destek sandal aromalarını taşıması.


Adeta bir gourmand/vetiver şeklinde ilerleyen Sycomore'u beğenmemek cidden güç. Ben kendisini parfüm aleminde esaslı bir sanat eseri olarak görüp, en sevdiğim vetiver parfümü olarak çoktan ilan ediyorum. 





Parfümseverim diyen bir kişinin dolabında, vetivere özel nefreti yoksa muhakkak bulunması gereken bir başucu eseri Sycomore.

Klasik notayı, hafif tatlılık, tütsü ve sandal ile besleyen bu şaheseri denemeyen demiyorum, kullanmayan çok şey kaybediyor.

Hafifçe soğuk havalarda tavsiye etmekle beraber ofis kullanımına da gayet uygun.

Enfes.





Koku: 10 Kalıcılık: 8 Farkedilirlik: 8 Genele Hitap: 8

7 Ekim 2014 Salı

Creed Virgin Island Water



Çıkış Yılı:  2007
Tasarım: Creed ailesi

Üst nota: Lime, Hindistan cevizi, Bergamot, Mandalina
Orta nota: Yasemin, Ylang-Ylang, Zencefil
Dip nota: Beyaz misk, Rom, Şeker kamışı


Creed markası parfümlerinin ünlüler için tasarlandığı/kullanıldığı pazarlamasını oldukça yoğun yapan bir parfümevi. Virgin Island Water için ise mütevazi davranılıp, sadece Creed ailesinin bir Karayip gezisinden esinlendildiği belirtiliyor.

İsim, tasarım ve konsept olarak en başarılı bulduğum Creed parfümüyle başbaşayız. Virgin Island Water, Creed ailesinin Porto Riko açıklarındaki Britanya kontrolünde bulunan Virgin Islands'a yapılan bir seyahate adanmış.

Parfüm, ilk olarak Karayipler denince akla gelen tüm steryotipleri yansıtıyor.


Ha bunlar nedir, parlak citrus, hindistan cevizi ve rom. Kokunun açıklanan notalarındaki tüm vesaireyi bir kenara bırakırsak, Virgin Island Water ağırlıkla bir lime, hindistan cevizi ve rom kokusu. Ünlü kokteyller Pina Colada ve Margarita kokularını fena andırıyor haliyle.

Yani kokunun görsel hali özetle bu:



Creed parfümlerinde sıklıkla rastlanan batch, yani bir üretim yılının diğerini tutmamasını, marka tamamen doğal hammaddeler kullanmasına, ve bunların her yıl rekoltesinde/hasadında/kalitesinde değişiklikler gösterebilmesine bağlıyor. Marka ile ilgili en çok kullanıcı şikayeti de bu konuda, bunca para verdiği bir konuda bir şişenin diğerini tutmayabilmesi.

Ben şahsen üç değişik Virgin Island Water deneyimledim. İngiltere'den aldığım elimdeki şişe şanslıyım ki en iyi diye bahsedebileceğim batch: Parlak bir lime, doğal bir Hindistan cevizi ve uzun süren performans.

Deneyimlediğim diğer VIWlerde ise daha kuru bi citrus açılış ve boğuk bir Hindistan cevizi aroması gördüm. Zaten Hindistan cevizinin parfümlerde çok riskli bir kullanım olduğunu düşünüyorum. Aşırıya kaçıldığında Marc Jacobs Man'de olduğu gibi gereksiz bir tatlılık, veyahut büyük umutlarla deneyip beğenmediğim Heeley Cocobello'da olduğu gibi boğuk bir nemlilik olabiliyor.

Neyse ki bu konuda Virgin Island Water'ın bahsettiğim iyi batch'i gerçekten alanında tartışılmaz bir kral.



İlk sıkıldığı andan itibaren, tenden uçana kadar ilerleyen lime-hindistan cevizi- rom kombosu, kaliteli bir kokteyl ve parti ortamı gibi kokuyor.

Şüphesiz bir yaz ve spor giyim kokusu olan Virgin Island Water'ı bu tip kokuları seven parfümseverlerin es geçmemesini özellikle öneriyorum.

Koku: 8 Kalıcılık : 7 Farkedilirlik: 7 Genele Hitap: 7


22 Eylül 2014 Pazartesi

A Lab on Fire – What we do in Paris is Secret




Çıkış Yılı: 2012    
Tasarım: Dominique Ropion

Üst nota: Bergamot, Bal, Liçi meyvesi
Orta nota: Gül, Vanilya, Helyotrop

Dip nota: Tonka fasülyesi, Sandalağacı, Griamber


Gün geçmiyor ki muhtelif ilginç niş markalar çıkmasın. A lab on Fire da Amerika merkezli, tasarımcıları yüksek kaliteli malzemelerle tamamen serbest bırakıp parfümler tasarlatan bir proje. 

Çalıştığı parfümörler arasında Bruno Jovanovic, Olivier Polge, Carlos Benaim, Alberto Morillas, Dominique Ropion, Sophia Grosjman, Thierry Wasser gibi isimler mevcut.




Elit seviye burunlara yaptırılan bu kokular, Brooklyn çevresindeki yerel sanatçılar tarafından elle teker teker paketlenip, her şişesi ayrı bir eser olarak pazarlanıyor. Doğrudur, yapıyorlardır.





Parfümümüze gelirsek, şimdi isminden mütevellit insanı bir meraka cezbediyor, fakat Paris’te bir sır olarak yapılan şey, tatlı-meyveli bir kadın parfümüymüş, çok da matah bir şey değilmiş meğerse.

İsmi çok uzun olduğu için koku diyeceğim kısaca, koku, floral gourmand tarafının aslında sancaktarlarından olabilir. Floralliğini hafifçe gülden, gourmandlığını ise ağırlığını kırmızı meyvelerden olmak üzere vanilya ve badem ezmesivari bir kokudan alıyor.


İlk sıkıldığında bergamot çok iyi hissettirilmiş, çok sulu bir narenciye etkisi etrafı sarıyor fakat oldukça kısa sürüyor. 

Kırmızı meyveler (liçi) anında vanilyayla birlikte gülü bile bastırarak, sazı eline alıp çok da bırakmaya niyeti olmadığını koku tenden uçana kadar gösteriyor.







Tendeki 8 saati bulan macerasını ise aslında piyasa parfümlerinden biraz aşina olduğumuz tonka-sandal kombosuyla sonlandırıyor.


Bu parfümü özel yapan, baştaki kısa süren etkileyici narenciye, ve devam eden kırmızı meyve tatlılığı. 



Ağdalı meyveli yapısı nedeniyle feminen kullanıma yakın gördüğüm bu parfümü soğuk mevsimlerde 30 yaş altı kadınlara rahatlıkla önerebilirim.


Koku: 7 Kalıcılık: 8 Farkedilirlik: 8 Genele Hitap: 6



19 Eylül 2014 Cuma

Histoires de Parfums - 1828




Üst nota: Greyfurt, Limon, Mandalina, Okaliptüs
Orta nota: Biber, Küçük Hindistan cevizi (nutmeg)
Dip nota: Sedir, Tütsü, Vetiver, Çam

Gerald Ghislain ve Histoires de Parfums markası ile oluşturduğu duruşundan 1725 ile ilgili yazıda biraz bahsetmiştim.

1828 isimli parfümlerini de , bu tarihte doğan, dünyanın en büyük yazar ve vizyonerlerinden olan, benim de kişisel hayranlığım bulunan bir Fransız’a, Jules Verne’e adamışlar.





Bilimkurgunun babası Jules Verne (1828-1905), Nantes şehrinde dünyaya geliyor. Babası gibi avukat olma yolunda ilerlerken çekiyor emaneti ve esas sevdası edebiyata yöneliyor.  Paris edebiyat çevresinde Alexandre Dumas gibi elinden tutan adamlar da olunca, kısa hikayeleri yayınlanmaya başlıyor ve çok tutuluyor.


35 aşındayken de “Balonla Beş Hafta” romanı patlayınca Verne artık tutulamıyor. Edebiyatta yeni bir dal, bilimsel roman hoş geliyor. 80 Günde Devrialem, Denizler Altında 20.000 Fersah, Ay'a Yolculuk gibi eserleriyle modern bilim adamlarının bile çekinmeden ilham kaynağı olduğunu söyledikleri Verne'i saygı ve sevgiyle anıyoruz.




Parfümümüze gelince, Ghislain, 1828’i yaratırken bence özellikle aklında 80 Günde Devrialem varmış. Neden derseniz kokumuzun çok ilginç geçiş fazları var, üstten alta notaları takip ederseniz parlak narenciyeden hafif tatlıya, ve daha sert baharatlara doğru inen yolculuğu görüyoruz, koku da aynen böyle ilerliyor.

İlk sıkıldığında oldukça ferah, özellikle greyfurt ve okaliptüsün serinleyici etkisiyle yüze çarpan 1828, bir saat içersinde ilginç değişimler göstermeye başlıyor ve önce biraz tatlı tatlı nutmeg vurmaya başlıyor.

Bu safhasını da atlattıktan sonra tende uzun süre kalmaya devam edecek olan dip notalarıyla adeta bir odunsu-tütsülü parfüm gibi davranıyor. Yani Mösyö Fogg Akdeniz kıyılarından, Orta doğu üzerinden Hindistan taraflarına, ordan da yine direksiyon kırarak Sibirya çamlıklarına gitmiş gibi hissediyorum parfümün geçişlerini yaşarken.

Unisexliği yok, bence tam bir erkek parfümü, ve gene tam bir kapalı alan ve ofis kokusu, bahar aylarında bol uygulamayla dışarda da kullanılabilir.

Koku: 8 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik:7 Genele Hitap: 8