19 Eylül 2014 Cuma

Histoires de Parfums - 1828




Üst nota: Greyfurt, Limon, Mandalina, Okaliptüs
Orta nota: Biber, Küçük Hindistan cevizi (nutmeg)
Dip nota: Sedir, Tütsü, Vetiver, Çam

Gerald Ghislain ve Histoires de Parfums markası ile oluşturduğu duruşundan 1725 ile ilgili yazıda biraz bahsetmiştim.

1828 isimli parfümlerini de , bu tarihte doğan, dünyanın en büyük yazar ve vizyonerlerinden olan, benim de kişisel hayranlığım bulunan bir Fransız’a, Jules Verne’e adamışlar.





Bilimkurgunun babası Jules Verne (1828-1905), Nantes şehrinde dünyaya geliyor. Babası gibi avukat olma yolunda ilerlerken çekiyor emaneti ve esas sevdası edebiyata yöneliyor.  Paris edebiyat çevresinde Alexandre Dumas gibi elinden tutan adamlar da olunca, kısa hikayeleri yayınlanmaya başlıyor ve çok tutuluyor.


35 aşındayken de “Balonla Beş Hafta” romanı patlayınca Verne artık tutulamıyor. Edebiyatta yeni bir dal, bilimsel roman hoş geliyor. 80 Günde Devrialem, Denizler Altında 20.000 Fersah, Ay'a Yolculuk gibi eserleriyle modern bilim adamlarının bile çekinmeden ilham kaynağı olduğunu söyledikleri Verne'i saygı ve sevgiyle anıyoruz.




Parfümümüze gelince, Ghislain, 1828’i yaratırken bence özellikle aklında 80 Günde Devrialem varmış. Neden derseniz kokumuzun çok ilginç geçiş fazları var, üstten alta notaları takip ederseniz parlak narenciyeden hafif tatlıya, ve daha sert baharatlara doğru inen yolculuğu görüyoruz, koku da aynen böyle ilerliyor.

İlk sıkıldığında oldukça ferah, özellikle greyfurt ve okaliptüsün serinleyici etkisiyle yüze çarpan 1828, bir saat içersinde ilginç değişimler göstermeye başlıyor ve önce biraz tatlı tatlı nutmeg vurmaya başlıyor.

Bu safhasını da atlattıktan sonra tende uzun süre kalmaya devam edecek olan dip notalarıyla adeta bir odunsu-tütsülü parfüm gibi davranıyor. Yani Mösyö Fogg Akdeniz kıyılarından, Orta doğu üzerinden Hindistan taraflarına, ordan da yine direksiyon kırarak Sibirya çamlıklarına gitmiş gibi hissediyorum parfümün geçişlerini yaşarken.

Unisexliği yok, bence tam bir erkek parfümü, ve gene tam bir kapalı alan ve ofis kokusu, bahar aylarında bol uygulamayla dışarda da kullanılabilir.

Koku: 8 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik:7 Genele Hitap: 8



16 Eylül 2014 Salı

Parfums de Marly - Herod




Çıkış Yılı: 2012
Tasarım: Olivier Pescheux

Üst nota: Tarçın, Biber
Orta Nota: Tütün, Osmanthus, Laden reçinesi,  Günlük tütsüsü (frankincense)
Dip nota: Vanilya, Sedir, Vetiver, Paçuli, Misk


Adı pek duyulmamış niş markalardan olan Parfums de Marly, ilhamını 1700lerde Fransa Kralı XV. Louis’nin atlarından alıyor.

O tarihlerde Fransa, Grasse ve Paris ile parfüm aleminde tartışılmaz tek lider. Kral da her gün sarayına ve saraydaki fıskiyelerden fışkırtılan sulara katılmak üzere parfüm üzerine parfüm ısmarlıyor. Hatta sarayın ismi bile halk arasında “la cour perfumée” – parfümlü divan olarak anılıyor.

Aynı zamanda atlara da pek sevdalı olan Louis’ye Tunus Emiri sekiz adet at hediye ediyor.  Marly şatosunda bakılan bu atlar, markanın ilhamı.

Modern  Safkan at yarışçılığına baktığımızda hemen hemen tüm atların aşağıdaki üç attan geldiğini görürüz. Louis’ye hediye edilen, ve markanın modelleri arasında bu atlar da mevcut. Anlatacağım parfüm Herod ama bunlar güzel bilgiler.

İŞTE O ATLAR:

Darley Arap: Modern yarış atı arap safkanların Y kromozomu takip edildiğinde, çoğunun soyunun 1704 yılında Suriye’den Sir Thomas Darley’nin bulup İngiltere’ye getirdiği bu safkan Darley’den geldiği görülür. 





Godolphin Arap:  İsmini kendisini çok seven sahibi  Lord Francis Godolphin’den alan bu safkan, aslında Fransız Sarayı’na  hediye dildiğinde Louis’den çok fazla ihtimam görmemiştir, hatta arabaya koşulduğu bile söylenir.  XV. Louis’den sonraki sahibi Lord Godolphin’in İngiltere’ye götürmesiyle ünü artmıştır. Bakın çok meşhur,  filmi çekilen Seabiscuit mesela bir Godolphin tayıdır.





Byerley Turk: Safkan İngiliz yarış atlarının atası olarak kabul edilir. Yüzbaşı Robert Byerley’nin, Osmanlı’nın başarısız  2. Viyana Kuşatması’ndan sonra Hrıstiyan orduların ele geçirdiği Buda kalesinde bu atı bulduğu söylenir.  Britanya’ya giden safkan, unutulmaz bir savaş ve yarış atı olarak tarihe geçer.





Marly şatosunda bakılan bu atların heykelleri halen Şanzelize’de görünebilir.















Bu da gördüğümüz üzre Herod'un şişesi.










Marly’nin en popüler parfümlerinden biri olan Herod’a ismini veren 1758 doğumlu safkan ise Byerley Turk’un bizzat torunu ve İngiliz atçılık tarihinde çok önemli bir safkan. Byerley’nin soyunu en iyi devam ettiren, çok başarılı bir yarış atı.

Tüm bu güzel bilgilerden sonra parfümümüze gelirsek, Herod, Tom Ford Tobacco Vanille kafasında, tütün ve vanilya egemenliğinde oldukça güzel bir parfüm.

Tartışmasız bir şekilde tatlı bir parfüm olan Herod’un ustalıkla işlenmiş performansı ve aurası, bu tatlılığının kapalı mekanlarda bile rahatça kullanılabilmesine el veriyor, fakat gene de tabi ki fazla sıkmamak da gerekiyor. TV’e göre çok daha sakin bir parfüm Herod.


Marly parfümleri


Orta notalarda, aslında en güzeli Jubilation XXV’de kullanılan günlük tütsüsü de kendini biraz gösteriyor, o tütün-vanilya tatlılığından sıyrılıp baharatlı tarafa da göz kırpmayı biliyor.

Dolayısıyla koku, sıradan bir TATLILI koku olmaktan ziyade düzgün baharat notaları da yedirilmiş, çocuksu bir tatlılıktan ziyade, sıcak ve romantik bir parfüm olmayı başarıyor.

Uygun dozajlama ile iç mekanlarda da kullanılabilir, fakat gene de ideal kullanımı dış mekan ve soğuk havalar.

Kokusuyla iç ısıtan, ancak fiyatıyla biraz cep yakan Herod, tatlı parfümleri sevenler için şaheser olmaya aday.

Koku: 9 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik: 7 Genele Hitap: 7


                       






15 Eylül 2014 Pazartesi

Histoires de Parfums 1725





Çıkış Yılı: 2012
Tasarım: Gérald Ghislain

Üst nota: Bergamot, Greyfurt, Meyankökü
Orta Nota: Lavanta, Yıldız anason
Dip nota: Vanilya, Badem, Sandalağacı, Amber


En sevdiğim niş markalardan olan Histoires de Parfums, markanın yaratıcısı ve kokuları tasarlayan parfümör Gérald Ghislain’in liderliğinde dolu dizgin ilerleyen, ve birkaç boş atış dışında hemen her parfümünü oldukça takdir ettiğim bir marka.



Parfümerilerde de çok takdir ettiğim ilginç bir sunumları var





Marka konsept olarak bir “Koku Kütüphanesi” yapmak üzere yola çıkmış ve ilk serideki parfümlerinin isimleri bir yıl ve tarihi bir kişilikle özdeşleştirilmiş halde.





HdP sevgimi başlatan ilk parfümü 1725 olmuştu, ve bu tarih de birinin doğum günü. Ünlü çapkın Giacomo Girolamo, yani herkesin bildiği ismiyle Casanova’ya adanmış bir koku.

1725, ilk sıkıldığında lavanta destekli, hafif tatlı narenciye notalarıyla açılıyor. Koku aslında tam bir joker, hem fujer janrına selam çakan bir erkeksi havası, hem de naif bir tatlılığı var. Açıkçası Ghislain çok iyi bir iş başarmış, ama sonlarda bahsedeceğim, bunun yapılmışı var, tam olarak orijinal bir iş değil.

Orta notalarına geçtikçe eski kafa fujerlere teğet geçen hafiften bir bitkisellik kendini göstermeye başlıyor. Bu, pudralı tatlılığını da hiç terk etmeden yapılan bir geçiş.

Tenden uçmaya yakın saatlerinde ise vanilya ve badem ile tatlı bir veda yapıyor, ancak kesinlikle bayık bir tatlılığı yok, dediğim gibi tüm sivrilikleri törpülenmiş ve üzerinde iyi çalışıldığı belli bir parfüm 1725.


Parfüm üzerinde konuştuğum  bu “çalışma” konusunda 2006 çıkışlı, ve bence dünyanın en iyi erkek parfümlerinden biri olan Invasion Barbare’a bir hayli benzemesi de etkili olabilir.

Özetle şık narenciyeler, hafif bitkisellik, ve bir tutam vanilya şeklinde ilerleyen, kimsenin kolay kolay beğenmedim diyemeyeceği 1725, hafif çekingen aurası ile de tam bir ofis parfümü.

Modern erkek parfümü nasıl olur dersini veren baba Invasion Barbare ve oğlu 1725 ile fark yaratacağınızdan emin olabilirsiniz.

Koku: 9 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik : 7 Genele Hitap: 8



23 Haziran 2014 Pazartesi

Dolce Gabbana The One Gentleman



Çıkış Yılı: 2010
Tasarım: Bulamadım

Üst nota: Biber, Lavanta
Orta nota: Tereotu, Kakule
Dip nota: Vanilya, Paçuli

Dolce Gabbana'nın kadınlı erkekli The One serisinden bir flanker olan Gentleman, ferah-baharatlı bir parfüm.

Aslında Gentleman, çok az vanilya içeren bir paçuli parfümü, ancak misal Chanel Coromandel gibi bir tatlı-paçuli örneğini koklayanlar, kalite farkını rahatça anlayabilecektir.



Özellikle orta notalarında Gucci Envy esintileri hissettiğimi de söylemeliyim. Berbat değil, ama pek de tavsiye edebileceğim bir yanı yok. Kokusunu beğenseniz de performansı yok. D&G, designer parfümcülüğün son yıllardaki gidişatı olan reklama ve markaya oynayan bir parfüm daha çıkarmış, bu kadar.

Belki iyi bir koku piyasaya sürmeye çalışmak yerine Matthew Mccounaghey'li reklama para dökmek daha avantajlı, bilemiyorum.

Raf markalarından, oldukça yapay, sıkıcı ve unutulmaya mahkum bir parfüm daha.


Koku: 5 Kalıcılık: 6 Farkedilirlik: 6

Tavsiyem bahar ayları, yerinde dozajlamayla ofis ortamlarında da kullanılabilir.