28 Kasım 2017 Salı

ELdO Fat Electrician







Cikis Yili: 2009
Ust nota: Vetiver
Orta nota: Kestane, Zeytin yapragi
Dip nota: Vanilya, Opopanaks, Mür
Tasarim: Antoine Maisondieu

  Etat Libre d’Orange (ELdO olarak gececek) su anda parfumculuk dunyasindaki en ucuk kacik, hic bir trendi veya ticari kaygiyi sallamayan, tamamen kendine munhasir firmalardan biri. Parfumlerine sectigi mizahi-provokatif isimlerle ve lansman resimleriyle de bu alanda kendini gundemde tutuyor.





   Nis dunyasina adim attigim ilk yillarda mevcut hemen her modelini denemis, birkacini begenmekle birlikte kimisinden tiksinmis (Secretions Magnifiques – ama zaten amaci bu), kimisine de eh iste demistim ancak hicbirinden tam sise sahibi olma karari almamistim.

  
 Biri haric.





   Simdi ben vetiver parfumlerini cok severim. Sert köksü olanlardan ziyade hafif tatlimsi olanlari daha cok severim. Bir koku vetivere odakliysa, hele ki alisilagelmis parfumlerden farkli olarak bir twisti, anlatabilecegi farkli bir hikayesi varsa daha da bayilirim. Merak etmeyin bu parfumun hikayesi, resimdeki gibi ustanin kic catali ancak bu bir vetiver parfumu endiselenmeyin. Catala degil de daha ziyade guven veren, isinin ehli bir ustaya odaklanalim.


  Vetiver parfumlerini kabaca siniflandirmaya kalkarsak, Fat Electrician aslinda tatlimsi vetiverler sinifina giriyor. Bu alanda tabi en baba aktör Chanel Sycomore olmakla beraber Miller Harris Vetiver Insolent da son favorilerimden.  

  Kokuyu tarif etmeye Sycomore’u gercekten referans alarak baslamayi isterim. Sycomore’daki o hafif yanik findik kabugu aromasini, Bond NY for All’daki kestane aromasiyla degistirelim. Ancak kesinlikle bahsettigim Bond’daki kadar bayik tatli degil. Daha sonra da dip notalarina Dior Eau Sauvage Parfum’de kullanilan murrusafinin hemen hemen aynisini yerlestirelim, ortaya cikan koku Fat Electrician.


  Koku basindan sonuna kadar cok lezzetli. Aslinda zaman icersinde pek fazla degisim gostermiyor ancak müre dogru ilerliyor diyebilirim. Ben notalarda bahsedilen zeytinle ilgili herhangi bir baglanti kuramadim.

  Özetle tatlimsi vetiverler ailesinde yildiz bir parfum ve bu janri sevenlerin muhakkak edinmesini tavsiye ederim. EldO firmasi 30,50 ve 100 ml leri arasinda acimasiz fiyat farklari olan bir firma degil, asagi yukari bir oran orantiyla fiyatliyorlar.

  Kokusuna tarafli bir sekilde bayiliyorum. Kaliciligi da idare eder ancak sikintisi biraz farkedilirligi. 3 saat icersinde tamamen tene iniyor. Sicak yaz gunleri haric dört mevsim kullanilabilir, erkege oldukca yakin uniseks.


Koku: 9 Kalicilik: 7 Farkedilirlik:6 Genele hitap: 6

11 Eylül 2017 Pazartesi

Creed Royal Mayfair





Cikis Yili: 2015
Ust nota: Cin, lime, çam
Orta nota: Gül
Dip nota: Portakal, sedir, okaliptus

  Creed markasinin parfumlerini unlu kullanicilariyla, veya kanitlanmasi guc tarihi referanslarla pazarladigi bilinen bir gercek.


  Bu parfumun aciklanan tarihi gelisimi, 1936 yilinda Ingiltere Krali, Windsor Duku Kral 8. Edward icin kokunun ozel olarak yapildigi, daha sonra da 2009 yilinda limitli versiyon olarak cikardigi Windsor isimli parfumunun tekrar uretimi oldugu seklinde. 

  Windsor’un yapildigi malzemeler de 81 ilden toprak getirme misali, Ingiltere’den cin, Iskocya’dan çam agaci, Kanada’dan sedir, Jamaika’dan lime gibi Britanya hukmundeki yerlerden gelme urunler. Tabi bunlarin pazarlama guzellemesi oldugunu unutmamak gerekiyor.


  Windsor’un piyasaya tekrar cikacagi acikladiginda parfumseverler arasinda buyuk bir sevinc dalgasi olusmustu. Kendisini zamaninda bir Basenotes splitinden edinmistim, gercekten kendine munhasir, lezzetli bir parfumdu.
  


  Royal Mayfair’in farki, Windsor’da okaliptos, gül ve naftalinvari bir koku veren kafur kullanimi biraz kisilmis. Geri kalani hemen hemen ayni. Daha guzel demeyecegim ama daha kullanilir bir parfum.

  Ilk sikildiginda mini bir naftalin etkisi hissediliyor. Acikcasi parfumun tek sevmedigim yani bu. Ben kafurdan oldugunu dusunuyorum ancak aciklanan notalarda yok. Bu ust notadaki saldiri, çam igneleri-çam recinesi gibi bir kokuya da sahip. Sukur ki bu etki kisa suruyor. Yani ozetlersem, bence Royal Mayfair’in ozellikle ilk 5-10 dakikasina hakim olan tarafi, parfumun en begenmedigim yani.


  Bu on dakikadan sonra koku yumusamaya ve arkada minik bir gul etkisiyle birlikte, cin-fizz kokusuna benzemeye basliyor, bu kisim parfumun en kaliteli yeri. Gercekten klas, ve biraz eski bir havasi var. Cin dedigi etkiyi tabi ki ardic ile veriyor. Ben bu parfumden pek gul alamiyorum, ancak batch muhabbetlerine girmek hic istemiyorum, Creedlerin en kafa karistiran yani bu. Gülden ziyade, nemli, topraksi bir sumbulteber etkisi hissediyorum.




  Diplerde Creed imzasi ambergris bu sefer yok, zaten bu gercekten farkli bir Creed parfumu. Kokunun eski havasini basariyla devam ettiren okaliptusu hissedebiliyorsunuz fakat baslardaki keskin soktan sonra Royal Mayfair tenden ucana kadar pek fazla degisim gostermiyor.







  Bu parfumu yorumlarken cok gittim geldim, dusuncelerim bir o yana bir bu yana gitti  fakat nihayetinde, olmasa da olur, fiyatini hak etmeyen, ancak kokusunu begenenin imza parfumu olabilecek ilginc bir koku oldugunu soyleyebilirim. Royal Mayfair erkege yakin unisex, ofis ve bahar aylari kullanimina uygun.


Koku: 7 Kalicilik: 7 Farkedilirlik :7 Genele hitap: 6

7 Eylül 2017 Perşembe

ETRO Io Myself



ETRO Io Myself

Cikis Yili: 2015
Ust nota: Limon, Bergamot, Mandalina
Orta nota: Gul, Safran
Dip nota: Oud, Misk, Asilbent ve Ladin recineleri, Amber


Hayatimda bazi seyleri yoluna koydum ve tekrar parfum yazmaya baslayabilirim.

   
   Daha once hic Etro parfumu yazmamisim. O halde biraz markadan da bahsedelim. 1968 yilinda Girolamo Etro tarafindan kurulan Italyan luks giyim markasi, ozellikle Paisley denen ve parfum sise-kutularinin da uzerinde bulunan desenlerle bezeli gomlek ve sallariyla meshur. Firma 1989 yilinda parfum isine de girmenin karli oldugunu dusunuyor ve gunumuze kadar geliyoruz.

  Io: Italyanca ’ben’ demek, bir de myselfi koyunca parfumun adi bir sekilde ’bizzat ben' olmus.



       
   



   Etro’nun parfumleriyle cok fazla aram olmamisti. Sebebini ben de net hatirlayamiyorum ancak ya bir turlu sira gelmemesi, ya da denedigim bir kac adi gecen kokusunu pek begenmememden olabilir. Io’ya gelince gene mi oud, Etro’dan da mi oud diyeceksiniz, haklisiniz diyebilirsiniz fakat Io bir oud parfumu. Kokuyu tanimlamaya baslarken bunu her zaman akilda tutmakta fayda var. Icerikteki sandal, safran ve cok hafif gul harici herkes figuran kivaminda.

  Ust notalarindaki narenciyeler, ust nota tanimina yarasir bir sekilde one cikan, ilk 5-10 dakikayi ele geciren elemanlar degil. Sadece kirmizi mandalina ve biraz bergamot, tipki Jo Malone – Oud Bergamot’ta oldugu gibi hafif bir etki yaratiyor o kadar.

  Io’nun kaliciligi gayet iyi, zaten bir oud parfumunden de farkli bir sey beklenemezdi herhalde. Tende 10, kiyafette 24 saati rahat goruyor. Fark edilirligi ise bu kafadaki kokulara gore nispeten dusuk, ki bu bence iyi bir sey, kullanilirligini oldukca arttiriyor. Kiyafet altina atacaginiz 2-3 sprey sizi gun boyu goturecektir.

  Janrin meraklisina pek tavsiye edemeyecegim cunku eminim ellerinde bu isin agir toplari mevcuttur. Gerci kendileri Io’yu belki yazlik alternatif olarak degerlendirebilirler.

  Oud safran kombolarina giris yapmak isteyenler icin ise, kullanilan bence cok kaliteli malzemeleri, asiri saldirgan olmayan nazik yapisi ve burnu fazla tirmalamamasi nedeniyle gayet uygun. Oud-safranda kullanilan kalite MFK Mood serisiyle ayni bence. Herhangi bir Montale ouduyla yanyana deneyin ve farki gorun.

  Zaten Io’nun biraz daha safrana kayani MFK Oud, biraz daha gule kayani Tom Ford Noir de Noir’a kadar gider. Birkac yonden eklektik bir calisma olmus diyebilirim.

Koku: 8 Kalicilik: 9 Farkedilirlik: 7 Genele Hitap : 7



9 Şubat 2015 Pazartesi

Costume National Scent Intense



Çıkış Yılı: 2002
Tasarım: Laurent Bruyere

Üst nota: Yasemin, Hatmi çiçeği
Orta nota: Amber, Yeşil çay
Dip nota: Paçuli, Sandal

İtalyan lüks giyim firması Costume National'in birkaç parfümü var, ve bu bir kaç parfümün kendine has bir hayran kitlesi mevcut.





Costume National kokularını parfüm hobimin orta vadelerine denk gelen bir dönemde denemiş, kimini çok beğenmiş, kimine eh işte demiştim. Ancak tecrübem olgunlaştıkça değerini anladığım kokulardan diyebilirim.



Serinin en sevilenlerinden olan Intense, bence Serge Lutens Ambre Sultan ayarında bir amber kullanıma sahip, floral-baharatlı bir parfüm.





Kokudaki amber kullanımını açıkçası birkaç kişiden daha duyduğum "ter kokusu" ile özdeşleştirmek çok güç değil, ancak kimisi de bunu bir gerçek erkek kokusu olarak değerlendiriyor.

Parfümü kullanırken kendi üstümde çok beğenmemiştim, ancak kullanan biri ortama girdiğinde oluşturduğu ve yaydığı aromayı çok fazla beğendim, gerçekten çok garip bir parfüm.

Unisex pazarlanmasının hiçbir manası yok, net kirli sakallı, bana güvenme üzülürsün diyen erkeğin kokusu.



Koku: 7 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik: 7 Genele hitap: 6

3 Şubat 2015 Salı

Loewe Esencia




Çıkış Yılı: 1988


Üst nota: Limon, Bergamot, Tarhun, Ardıç, Lavanta
Orta nota: Adaçayı, Küçük hindistan cevizi, Sardunya, Çam
Dip nota: Meşeyosunu, Vetiver, Paçuli, Fesleğen, Deri


Parfümlerini oldukça başarılı bulduğum İspanyol markası Loewe'den seksenlerin son demlerinde çıkmış bir old-school kokusu Esencia. Tam bir aromatik fujer. Yapısı tamamen yeşil/bitkisel ve ferahlatıcı yönde.

Notalarına dikkat ederseniz eski Polo Green havasında, net bir erkek adam kokusu olduğunu anlamak güç değil ve Gucci Nobile, VCA Tsar, eski Aramisler gibi eserlere selam söyleyen bir havası olduğu ortaya çıkıyor.


Özellikle seksenlere hakim olan bu koku tarzı şu anki beğenilere biraz ağır gelse de, Esencia halen gençliğini ve dinamizmini koruyor.





Kanımca ulaşılabilirlik, fiyat ve kalite açısından alanının en iyilerinden olan Esencia'yı bu tarzı seven her parfümseverin kullanmasını ısrarla öneriyorum.

Serin bir bahar sabahı bol bol sıkılmış Esencia beni kendime getiriyor, maskülen havasıyla centilmence bir özgüven sağlıyor.

Resim olarak da net bu adamın kokusu:




Koku: 8 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik: 7 Genele hitap: 7

27 Ocak 2015 Salı

Nishane devam



Nişane parfümlerine devam ediyoruz

7) Munegu




Üst nota: Portakal, Sedir
Orta nota: Kimyon, Kakule, Küçük hindistan cevizi, Sardunya, Ylang ylang
Dip nota: Paçuli, Tütün, Amber, Günlük tütsüsü (frankincense), Laden reçinesi

Serinin ağır toplarından olan Munegu, baharatlı-tütünlü ve yoğun erkeksi yapısıyla öne çıkıyor, pek çok parfümseverin favorisi olacağına inanıyorum


8) Sultan Vetiver

Üst nota: Java Vetiver, Absent, Bergamot, Sichuan Biberi
Orta nota: Burbon Vetiver, Haiti Vetiver, Portakal çiçeği, Tonka
Dip nota: Amber, Deri

Özellikle vetiverseverlere hitap eden bir koku olan Sultan, aslında merak edenler için Guerlain Vetiver kafasında, biraz eski-tozlu, fakat bu havayı tatlı amber ve narenciye ile dip notalarda farklılaştıran ilginç bir yaklaşım. Ben gene de sadece vetiver meraklılarına öneriyorum, sonuçta vetiversiz bir koleksiyon olmaz.


Eveet, geçelim hanımlara adanmış kokularımıza,



9) Tuberoza

Üst nota: Ylang Ylang, Portakal, Portakal çiçeği, Pelin
Orta nota: Sümbülteber, Gardenya, Yasemin, Aynısafa
Dip nota: Amber, Sandal, Vetiver, Misk

Ah, işte hanımların favori çiçek kokularına adanmış, sümbülteber egemenliğinde, nefis bir floral buket. Kadın parfümseverlerin seride favorilerinden olacağına inandığım harika bir kompozisyon.

10) Düftblüten

Üst nota: Manolya, Gardenya
Orta nota: Osmantus, Paçuli
Dip nota: Tütsü, Meşeyosunu

Düftblüten, 30larına yaklaşmış, kendine güvenen bir iş kadınını koku kompozisyonu olarak yansıtıyor, Beyaz çiçeklerin ana konseptini oluşturduğu parfüm, meşe yosunu ve tütsü ile daha da olgunlaşıyor ve ortaya çıkarmak istediği güçlü kadın anlayışını destekliyor. Çok beğendim.

11) Vjola

Üst nota: Sümbülteber, Menekşe, Aynısafa, Müge
Orta nota: Yasemin, Manolya, Gül, İris
Dip nota: Vanilya, Hanımeli, Kediotu

Gene floral bir bomba ile karşı karşıyayız, fakat bu parfüm pudralı yapısıyla diğerlerinden ayrılıyor. Prada, Chloe gibi pudralı-çiçeksi-temiz parfümleri seven hanımlar için ideal.

12) Rosa Turca

Gülsüz bir koleksiyon tabi ki düşünülemez

Üst nota: Isparta gülü, Ylang ylang
Orta nota: Yasemin
Dip nota: Misk

Misk ile kuvvetlendirilmiş bir gül parfümü olan Rosa Turca'yı sadece konsept severlere öneriyorum. Tam bir soliflor.



Eh biraz kuvvetlendirelim sonlara yaklaşırken, işte animalik taraflara yaklaşıyoruz




13) Suede et Safran

Üst nota: Amber, Safran
Orta nota: Süet deri, Zencefil
Dip nota: Misk, Deri notaları

Açık söyleyeyim parfümü Tuscan Leather olarak değerlendirmemek olanaksız. Daha yumuşak, daha kullanılır hali diyebilirim fakat Tom Ford Tuscan Leather'a çok benziyor.

14) Pachuli Kozha

Üst nota: Sümbül, Ylang Ylang
Orta nota: Paçuli, Karabiber
Dip nota: Deri, Bal, Tütsü

Paçuli notasını çok güçlü hissettiren bu tatlımsı parfümde önce Chanel Coromandelvari bir nemli paçuli alsam da, daha sonra gelen çiçeksi ve tatlı notalar parfümü benzerlerinden ayrıştırıyor. Üstüne çok konuşmak istediğim bu kokuya her ne kadar paçuli egemenliğinde gidiyor demek istesem de sürekli kullanım ve zaman isteyen, aslında çok erkeksi ve nefis lezzetli bir parfüm. Serinin en iyilerinden

15) Musiqa Oud

Üst nota: Greyfurt, Amyris
Orta nota: Oud, Safran, Amber
Dip nota: Meşeyosunu, Sandal, Guiac

Bu oud yorumu, safran katkısıyla MFK Oud gibi. Sadece başlarındaki hafif narenciye notalarıyla ayrılıyor. Gayet başarılı buldum.

16) Afrika Olifant

Üst nota: Griamber, Günlük tütsüsü, Mür, Laden
Orta nota: Kastoreum, Civet, Deri, Oud
Dip nota: Misk ve civet notaları

Animalik misk-amber parfümlerini sevenlere hitap eden güçlü ve ilginç bir kompozisyon. Bana biraz yoğun gelse de bu tarzın (Kouros??) hastaları olduğunu biliyorum.


Yorumlarımı bitirirken, Nişane parfümleri ülkemiz için büyük bir şans ve etkili bir girişim olduğunu söylemeliyim.

Seride en beğendiklerim, kesinlikle alıp kullanmak istediklerim sıralı;

1) Ambra Calabria
2) Munegu
3) Suede et Safran
4) Pachuli Kozha
5) Boszporusz
6) Wulong Cha
7) Musiqa Oud

9 Ocak 2015 Cuma

Nishane Parfümleri




Kanımca ülkemizde parfümcülük adına en doğru, en kaliteli ve en özenli girişim olduğunu düşündüğüm Nişane (Nishane) üzerine konuşmak istiyorum.

Nişane önce kolonya serisiyle çıktı karşımıza. Bu konuda blogger sevgili Berkan Başoğlu’nun tanıtım yazısını noktasına virgülüne kadar onaylayarak paylaşmayı bir görev bilirim.




Çok kaliteli bir kokulu mum serileri de var





http://www.gurmekokular.com/2014/07/nishane-ilk-turk-nis-parfum-markas.html

Yazılarında belirttiği Mediterranee’yi ben de çok beğenerek kullanıyorum



Nişane girişimcilerini yerinde ziyaret ettim, gerçekten bu işe sevgiyle baş koymuş, Türkiye’de parfüm işi yapmak isteyen ve işine çok özen gösteren insanlar. Türk bir parfümseverin heyecan duymaması imkansız.




Ben de kendilerinin nezaketle paylaştığı sample setinden, üzerlerine çok düştükleri parfüm serisini tanıtmaya çalışacağım. Armani, CK, Davidoff vs. yi koku güzelliği, performans ve sunum olarak çöpe atacak bu serinin ülkemden çıkması çok gurur verici.





Şahsi fikrim, Nişane parfümlerinin konsept, koku ailesi dağılımı ve kalite açısından Parfumerie Generale’den hiç bir farkı olmadığı. En çok bu niş markaya benzettim kendilerini. Gaza gelip milliyetçi duygularla mı yaklaşıyorum bilmiyorum ama kokuları cidden SÜPER




Parfümlerine gelirsek, numaralandırılmış şekilde isimlerle geliyor kokular;




1)      Wulong Cha: 

Üst nota: Bergamot, Portakal, Mandalina
Orta nota: Ulong çayı, küçük hindistan cevizi
Dip nota: Misk, İncir

Bulgari The Vert ve Ellena minimalizmini hissettiğim bu tertemiz koku, yeşil çay ve narenciyeler egemenliğinde ilerliyor. Dip notalarda Diptyque Philoysykosvari inciri de hissetiriyor. Bu aileyi beğenen parfümseverler için oldukça başarılı bir seçenek.




2)      Ambra Calabria:


Üst nota: Bergamot, Kasnıotu, Yeşil notalar
Orta nota: Yasemin, Kişniş
Dip nota: Misk, Amber, Vanilya

 Serinin en çok beğendiğim parfümlerinden. Portakal ve mandalinayla açılışı yapan koku, yavaş yavaş açılarak tatlı bir ambere doğru ilerliyor. Tene yakın kalmayı tercih etse de bir narenciye parfümüne göre çok üstün kalıcılığıyla rakiplerinden ayrılmayı biliyor.


3)      Boszporusz:


Üst nota: Yosun, Adaçayı, Kasnıotu, Servi
Orta nota: Yasemin, Gardenya
Dip nota: Meşeyosunu, Amber, Paçuli, Misk

Türk ve İstanbullu bir parfüm markası olur da Boğaz’a adanmış bir koku olmaz mı hiç?  

Parfümümüz klasik deniz aromalı denen kokulardan, tıpkı Miller Harris Fleurs de Sel ve Profumi del Forte Tirrenico gibi güçlü herballiğe yönelerek farklılaşıyor.

Profumum Roma’nın meşhur Acqua di Sale’si gibi güçlü bir performansa sahip Boszporusz, herbal-marine koku sevenlerin gözdesi olmaya güçlü bir aday.



4)      Passion Choco:


Üst nota: Çarkıfelek meyvesi, Kahve, Greyfurt
Orta nota: Çikolata, Orkide, Kişniş, Keten
Dip nota: Vanilya, Benzoin, Paçuli, Misk


 Ülkemizde gourmand kokuların belli bir beğeniye sahip olduğu gerçek. Ben bu parfümü Parfumerie Generale’in Musc  Maori isimli kokusuna çok benzettim. Hafif portakallı çikolata aromasıyla bana pek hitap etmese de pek çok takipçisi olacağı aşikar bir parfüm.




5)      Santalove:


Üst nota: Bergamot, Ylang ylang
Orta nota: Sandalağacı
Dip nota: Vanilya, Tonka

Nefis bir sandal ağacı parfümü. Chanel Bois des Iles benzerliği almamak imkansız olsa da Serge Lutens Santal Blanc tarzı fazla boğmadan temiz bir aroma sunuyor. Hafif indol’e kayan yasemin kullanımını da hissettiğim bu floral-baharatlı parfümün unisex olarak çok beğenileceğine inanıyorum.



6)      Spice Bazaar:


Üst nota: Ardıç, Yuzu, Biberiye, Zencefil
Orta nota: Sedir, Tarçın, Kimyon
Dip nota: Karabiber, Safran, Vanilya


Serinin isim, sunum ve içerik olarak en ismine uygun olanı. Bu kadar fazla baharat kullanımı benim şahsi zevkime uygun olmasa da, özellikle Kuzey Avrupa kullanıcılarına çok uygun olduğunu düşündüğüm (Moskova’ya gittim geldim, o hava oud ister), Amouage baharatlılarından eksiği olmayan bir baharat-tütsü kokusu.


DEVAM EDECEK

28 Ekim 2014 Salı

Chanel Sycomore

Çıkış Yılı: 2008
Tasarım: Jacques Polge & Christopher Sheldrake

Nota özeti: Tatlı vetiver


Zaten lüks bir marka olan Chanel'in daha da üst segment olan Les Exclusifs serisi parfümlerinin amiral gemilerinden olan Sycomore ile karşı karşıyayız.

Chanel Les Exlusifs serisi

Yorumlayacağım Sycomore, aslında 1930 yılı çıkışlı bir Chanel klasiğinin Les Exclusifs serisi altında bir 2008 yorumu. Eskisi nasıl kokar, nedir malesef bir fikrim yok, ancak elimizdeki de harika bir parfüm olduğundan kaybettiğimiz çok fazla bir şey yok diye düşünüyorum.


Sycomore, aslında genel hatlarıyla bir vetiver parfümü. Vetiver aromasının nasıl değişik alanlarda kullanıldığını daha önceki Vetiver Dosyası yazımda incelemiştim. Sycomore ise tam nevi şahsına münhasır, tatlı vetiver diyebileceğimiz bir gri alanda.

                                              


Vetiverin kendine has kokusunu her daim hissettirmekle beraber, Sycomore'u farklı yapan, kavrulmuş fındık/fındık kabuğu kokusunu ve destek sandal aromalarını taşıması.


Adeta bir gourmand/vetiver şeklinde ilerleyen Sycomore'u beğenmemek cidden güç. Ben kendisini parfüm aleminde esaslı bir sanat eseri olarak görüp, en sevdiğim vetiver parfümü olarak çoktan ilan ediyorum. 





Parfümseverim diyen bir kişinin dolabında, vetivere özel nefreti yoksa muhakkak bulunması gereken bir başucu eseri Sycomore.

Klasik notayı, hafif tatlılık, tütsü ve sandal ile besleyen bu şaheseri denemeyen demiyorum, kullanmayan çok şey kaybediyor.

Hafifçe soğuk havalarda tavsiye etmekle beraber ofis kullanımına da gayet uygun.

Enfes.





Koku: 10 Kalıcılık: 8 Farkedilirlik: 8 Genele Hitap: 8

7 Ekim 2014 Salı

Creed Virgin Island Water



Çıkış Yılı:  2007
Tasarım: Creed ailesi

Üst nota: Lime, Hindistan cevizi, Bergamot, Mandalina
Orta nota: Yasemin, Ylang-Ylang, Zencefil
Dip nota: Beyaz misk, Rom, Şeker kamışı


Creed markası parfümlerinin ünlüler için tasarlandığı/kullanıldığı pazarlamasını oldukça yoğun yapan bir parfümevi. Virgin Island Water için ise mütevazi davranılıp, sadece Creed ailesinin bir Karayip gezisinden esinlendildiği belirtiliyor.

İsim, tasarım ve konsept olarak en başarılı bulduğum Creed parfümüyle başbaşayız. Virgin Island Water, Creed ailesinin Porto Riko açıklarındaki Britanya kontrolünde bulunan Virgin Islands'a yapılan bir seyahate adanmış.

Parfüm, ilk olarak Karayipler denince akla gelen tüm steryotipleri yansıtıyor.


Ha bunlar nedir, parlak citrus, hindistan cevizi ve rom. Kokunun açıklanan notalarındaki tüm vesaireyi bir kenara bırakırsak, Virgin Island Water ağırlıkla bir lime, hindistan cevizi ve rom kokusu. Ünlü kokteyller Pina Colada ve Margarita kokularını fena andırıyor haliyle.

Yani kokunun görsel hali özetle bu:



Creed parfümlerinde sıklıkla rastlanan batch, yani bir üretim yılının diğerini tutmamasını, marka tamamen doğal hammaddeler kullanmasına, ve bunların her yıl rekoltesinde/hasadında/kalitesinde değişiklikler gösterebilmesine bağlıyor. Marka ile ilgili en çok kullanıcı şikayeti de bu konuda, bunca para verdiği bir konuda bir şişenin diğerini tutmayabilmesi.

Ben şahsen üç değişik Virgin Island Water deneyimledim. İngiltere'den aldığım elimdeki şişe şanslıyım ki en iyi diye bahsedebileceğim batch: Parlak bir lime, doğal bir Hindistan cevizi ve uzun süren performans.

Deneyimlediğim diğer VIWlerde ise daha kuru bi citrus açılış ve boğuk bir Hindistan cevizi aroması gördüm. Zaten Hindistan cevizinin parfümlerde çok riskli bir kullanım olduğunu düşünüyorum. Aşırıya kaçıldığında Marc Jacobs Man'de olduğu gibi gereksiz bir tatlılık, veyahut büyük umutlarla deneyip beğenmediğim Heeley Cocobello'da olduğu gibi boğuk bir nemlilik olabiliyor.

Neyse ki bu konuda Virgin Island Water'ın bahsettiğim iyi batch'i gerçekten alanında tartışılmaz bir kral.



İlk sıkıldığı andan itibaren, tenden uçana kadar ilerleyen lime-hindistan cevizi- rom kombosu, kaliteli bir kokteyl ve parti ortamı gibi kokuyor.

Şüphesiz bir yaz ve spor giyim kokusu olan Virgin Island Water'ı bu tip kokuları seven parfümseverlerin es geçmemesini özellikle öneriyorum.

Koku: 8 Kalıcılık : 7 Farkedilirlik: 7 Genele Hitap: 7


22 Eylül 2014 Pazartesi

A Lab on Fire – What we do in Paris is Secret




Çıkış Yılı: 2012    
Tasarım: Dominique Ropion

Üst nota: Bergamot, Bal, Liçi meyvesi
Orta nota: Gül, Vanilya, Helyotrop

Dip nota: Tonka fasülyesi, Sandalağacı, Griamber


Gün geçmiyor ki muhtelif ilginç niş markalar çıkmasın. A lab on Fire da Amerika merkezli, tasarımcıları yüksek kaliteli malzemelerle tamamen serbest bırakıp parfümler tasarlatan bir proje. 

Çalıştığı parfümörler arasında Bruno Jovanovic, Olivier Polge, Carlos Benaim, Alberto Morillas, Dominique Ropion, Sophia Grosjman, Thierry Wasser gibi isimler mevcut.




Elit seviye burunlara yaptırılan bu kokular, Brooklyn çevresindeki yerel sanatçılar tarafından elle teker teker paketlenip, her şişesi ayrı bir eser olarak pazarlanıyor. Doğrudur, yapıyorlardır.





Parfümümüze gelirsek, şimdi isminden mütevellit insanı bir meraka cezbediyor, fakat Paris’te bir sır olarak yapılan şey, tatlı-meyveli bir kadın parfümüymüş, çok da matah bir şey değilmiş meğerse.

İsmi çok uzun olduğu için koku diyeceğim kısaca, koku, floral gourmand tarafının aslında sancaktarlarından olabilir. Floralliğini hafifçe gülden, gourmandlığını ise ağırlığını kırmızı meyvelerden olmak üzere vanilya ve badem ezmesivari bir kokudan alıyor.


İlk sıkıldığında bergamot çok iyi hissettirilmiş, çok sulu bir narenciye etkisi etrafı sarıyor fakat oldukça kısa sürüyor. 

Kırmızı meyveler (liçi) anında vanilyayla birlikte gülü bile bastırarak, sazı eline alıp çok da bırakmaya niyeti olmadığını koku tenden uçana kadar gösteriyor.







Tendeki 8 saati bulan macerasını ise aslında piyasa parfümlerinden biraz aşina olduğumuz tonka-sandal kombosuyla sonlandırıyor.


Bu parfümü özel yapan, baştaki kısa süren etkileyici narenciye, ve devam eden kırmızı meyve tatlılığı. 



Ağdalı meyveli yapısı nedeniyle feminen kullanıma yakın gördüğüm bu parfümü soğuk mevsimlerde 30 yaş altı kadınlara rahatlıkla önerebilirim.


Koku: 7 Kalıcılık: 8 Farkedilirlik: 8 Genele Hitap: 6



19 Eylül 2014 Cuma

Histoires de Parfums - 1828




Üst nota: Greyfurt, Limon, Mandalina, Okaliptüs
Orta nota: Biber, Küçük Hindistan cevizi (nutmeg)
Dip nota: Sedir, Tütsü, Vetiver, Çam

Gerald Ghislain ve Histoires de Parfums markası ile oluşturduğu duruşundan 1725 ile ilgili yazıda biraz bahsetmiştim.

1828 isimli parfümlerini de , bu tarihte doğan, dünyanın en büyük yazar ve vizyonerlerinden olan, benim de kişisel hayranlığım bulunan bir Fransız’a, Jules Verne’e adamışlar.





Bilimkurgunun babası Jules Verne (1828-1905), Nantes şehrinde dünyaya geliyor. Babası gibi avukat olma yolunda ilerlerken çekiyor emaneti ve esas sevdası edebiyata yöneliyor.  Paris edebiyat çevresinde Alexandre Dumas gibi elinden tutan adamlar da olunca, kısa hikayeleri yayınlanmaya başlıyor ve çok tutuluyor.


35 aşındayken de “Balonla Beş Hafta” romanı patlayınca Verne artık tutulamıyor. Edebiyatta yeni bir dal, bilimsel roman hoş geliyor. 80 Günde Devrialem, Denizler Altında 20.000 Fersah, Ay'a Yolculuk gibi eserleriyle modern bilim adamlarının bile çekinmeden ilham kaynağı olduğunu söyledikleri Verne'i saygı ve sevgiyle anıyoruz.




Parfümümüze gelince, Ghislain, 1828’i yaratırken bence özellikle aklında 80 Günde Devrialem varmış. Neden derseniz kokumuzun çok ilginç geçiş fazları var, üstten alta notaları takip ederseniz parlak narenciyeden hafif tatlıya, ve daha sert baharatlara doğru inen yolculuğu görüyoruz, koku da aynen böyle ilerliyor.

İlk sıkıldığında oldukça ferah, özellikle greyfurt ve okaliptüsün serinleyici etkisiyle yüze çarpan 1828, bir saat içersinde ilginç değişimler göstermeye başlıyor ve önce biraz tatlı tatlı nutmeg vurmaya başlıyor.

Bu safhasını da atlattıktan sonra tende uzun süre kalmaya devam edecek olan dip notalarıyla adeta bir odunsu-tütsülü parfüm gibi davranıyor. Yani Mösyö Fogg Akdeniz kıyılarından, Orta doğu üzerinden Hindistan taraflarına, ordan da yine direksiyon kırarak Sibirya çamlıklarına gitmiş gibi hissediyorum parfümün geçişlerini yaşarken.

Unisexliği yok, bence tam bir erkek parfümü, ve gene tam bir kapalı alan ve ofis kokusu, bahar aylarında bol uygulamayla dışarda da kullanılabilir.

Koku: 8 Kalıcılık: 7 Farkedilirlik:7 Genele Hitap: 8