31 Temmuz 2013 Çarşamba

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Amouage Dosyası





Umman Sultanlığı'ndan 1983 yılında çıkma, kokularıyla ve konumuyla saygın bir duruşu olan Amouage markasını inceleyelim.

Hacdan umreden gelenlerin getirdiği, veya cami önlerinde minik tüplerde satılan yağlardan gelen gelenekle ülkemizde nice baharatlı parfümler HACI YAĞI BU! diye damgalanagelmiştir.

Kalitesiz örneklere maruz kalmış kişilerce, veya düpedüz gafil habislikten,  ağızdan kulağa yayılan ve sonunda memleketimizde kültleşmiş ağır/baharatlı/tatlı parfüm = hacı yağı konseptine karşılık Arap ellerinden gelen bu parfüm markası, sanatıyla, ilmiyle, hem nefsani hem cismani tatminlerle bir bayrak direği gibi dikiliyor. Yani dik duruyor ama diklenmiyor.





Amouage'ın takip edebildiğim kadarıyla üç farklı serisi var. Klasik şişesindeki kokuları, Opus serisi ve Attar serisi. Teker teker inceleyebilmek için epey fazla sayıda ve haylice pahalılar. Dolayısıyla genel bir bakış atacağım ve severek kullandıklarımdan bahsedeceğim.

Klasik şişelerindekilerden popüler olanları (kadınlı erkekli) 25. yıl anısına çıkartılan Jubilation XXV, Lyric, Epic, Memoir, Interlude, Dia, Reflection, Honour, Gold ve Ciel. Genel beğeniye hitap eden bol bol modeli olmasıyla aslında markaya Fransız tarzına bulanmış Arap diyebiliriz. Baharattan tütsüden ödün vermiyor ancak hepten de çöller vahalar değil.

Hele son zamanlarda iyiden Avrupai oldu.



 Genel performans olarak da hemen hepsinin oldukça kalıcı ve farkedilir olduğunu söyleyebilirim.


Şişe tasarımında değişikliği gitmeden önce cami kubbesi gibi şişeleri vardı, ancak bunlar daha güzel.
Soldaki kadın, sağdaki erkek olmak üzere, klasik şişe olarak tabir ettiğim seriden Amouage Lyric.




Ben bu seriden elde bir tek Jubilation'ı tuttum. Dia, Reflection, Ciel ve Epic de kullandıklarımdan.


Jubilation XXV, tatlımsı baharatlı kış kokularında bence bir kral, bir şeyh. Üst notalarındaki kırmızı meyveler, devamında gelen mürrüsafi olsun tütsü olsun, frankincense olsun gerçekten çok şahane bir arkadaş. Herkese tavsiye ederim ancak kışın deneyin, yazın öper. Tam bir parfüm gibi parfüm. Hele bir de kokuyu beğenirseniz, son kuruşa kadar hak eden cinsten. Hatta son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim, bence serinin en iyisi.

Tatlı-baharatlı kokularda Bertrand Duchafour'un haklı bir şöhreti var ve Jubilation XXV bu şöhret köprüsündeki en büyük basamaklardan.


Jubilation XXV: Bal ne ki, şeker ne ki



Kullandıklarımdan minik özetlerle ilerlemeye devam etmeden önce muhtelif Amouage manzaraları alalım.

Masraftan kaçınılmamış


    





 ORTADA EMEK VAR!












ORTADA EMEK VAR!







Parfümlerin özetinden devam edersek önceliği kullanıp bıraktıklarımdan Dia, Reflection ve Ciel'e vermek istiyorum. Tabi ki hepsi erkek versiyonları.

Dia, MPG Iris Bleu Gris gibi belki, irisin topraksı yanına vurgu yapıyor, ancak yumuşak pudramsı notaları da hiç bırakmayarak erkeksi özelliğini yitirmeden kaşmir kumaş gibi sarıyor. Günlük ofis  kullanımına çok uygun, iris notasını Dior Homme yorumuyla tatlılı kadınsılı yaşamak istemiyorum diyenlere birebir.




Reflection, bunu da başlarda çok çok çok sevmiştim ancak sevgim zaman içersinde birer birer çokları kaybederek sadece "eh, hoş" diyebileceğim bir seviyeye düştü. Zira kokusu oldukça mainstream ve hatta hatta JPG le Male'e deli gibi benzetiyorum. O yüzden güzel ancak sıkıcı olmaya aday olduğunu düşünüyorum.




Ciel,  bence markanın genel beğeniye en hitap eden, en etliye sütlüye dokunmayan parfümü. Ancak sırf etliye sütlüye dokunmamak için 300 USD vermek sıkıntı yaratabilir. Bahar yaz aylarında fıs fıs sıkılıp gezilebilecek, floral Cool Waterımsı aromatik fujer yapıda olan bu parfüm de beğenilenler arasında ancak peşinden  koşulmaya değecek bir koku değil.





Epic, bu koku da yeşil dedelerden, ama hoş bir parfüm, 35-40 yaş civarı şık giyime cuk oturur. Hatta aşırı olmuş Azzaro pour Homme bu. 




Interlude, Gold, Honour ve Memoir hakkında geniş fikirlerim yok ancak deneyip çok da beğenmediğimi söyleyebilirim.



Opus serisi hakkında fazla bilgim yok, fiyatları klasik serisinden biraz daha pahalı ve bunlar da gittikçe gidiyor, en son yedincisi çıktı sanırım.   



Özet geçebileceğim kadarıyla, Opus II ve Opus IV'ü beğenmiş, III'ü beğenmiş ama kadınsı bulmuş birisiyim. 
Normal seriden de pahalı olmaları nedeniyle, birileri beğendiği için alınacak parfümler değil zaten keh.














Gelelim asıl bomba Attar serisine. Attar zaten kelime anlamı olarak yağlı parfüm karışımı gibi bir şey olduğu için, Amouage'a özgü bir özel isim değil. Şimdi bunlar da özel damlatmalı şişelerde 12 ve 30 ml olarak satılıyor, ülkemizde yok ve hayli hayli pahalı.




Oldukça fazla çeşidi var ancak ben bu seriden öne çıkan, Tribute, Asrar ve Homage'ı denedim, çok ciddi çok acayip kokular. Hiç birini tarif edemem. Birini koklarsanız parfüm algınız tamamen değişir ve CK Davidoff Armani vs markalara hımpfs hımpfs diye güler geçersiniz. Genellikle yasemin, gül, frankincense ve oud notalarına çok ağırlık verip inanılmaz doğal ve güzel kokular yapılmış. Çok özeller. Tek bir damlasının bile nasıl canavar gibi kokutuğunu belirtmeye gerek yok tabi.







Yazımızın sonuna gelirken aklımda olan ama unuttuğum bir konu varsa affolmasın, hatırladıkça eklerim. Sonuçta epey yazdımsa da mevzu Amouage ise her an yeni birşeyler eklenebilir.

Niş ve Ortadoğu parfümcülüğüne giriş mahiyetinde, her parfümsevere, bulabildiği her modelini denemesini tavsiye ederim.





Bol baharatlı ve tütsülü günler dilerim (Ama kışın)